Saçlarınızı yıkamayı biliyor musun?

Hayatımıza yön veren alışkanlıklarımızdır aslında. Saç yıkama da bu alışkanlıklarımızdan  birisidir. Banyo esnasında avucumuz aldığımız şampuanı saçımıza değdirmemizle birlikte köpük köpük olmasının saçımızı temizlemesinin yanı sıra sanki ruhumuzu da temizliyormuş hissine kapılarak tüm hırsımızı çıkarıyor olmamız bir başka bakış açısında güzel bir terapi olabilir.

Tüm olumsuz ruh halimizin yükünü çeken saçlarımıza tıpkı kendi kırılgan ruhumuza davranılmasını istediğimiz   gibi hassas davranmamız gerekirken kimyasal açıdan yüklü, sökücü, yıpratıcı köpük ajanlarıyla tıpkı halı yıkar gibi yıkayarak yıpratmaktayız. Zamanla ruhumuzdan yitirdiğimiz çocukluğumuz gibi bu şekilde saçlarımızdan da tüm gücünü almaktayız.

Şampuana köpürme özelliğini veren madde sülfat içeren bileşenlerdir. Sülfat içeren tüm hammaddeler içerdikleri tuz ile birlikte aşındırıcı özellik göstererek saça zarar verirler. Pek çok temizleyici ürünün (halı şampuanı, bulaşık deterjanı, çamaşır deterjanı vb..) içerisinde yer alan bu maddenin sağlık açısından zararları pek çok bilinçli tüketici tarafından bilinmektedir.

SLS/SLES için  yapılmış 16.000 çalışmanın sonucuna göre Dünya çalışma örgütü “Cilt ve ağız yolu ile, Kan dolaşımı sistemine geçen SLS/SLES kalbe, karaciğere, akciğere, beyine ve gözlere sirayet eder. Bu dokularda uzun süre kalarak pek çok olumsuz etkilere yol açar” diyerek yaptıkları derlemenin sonucunda  kanserojen neticeleri olduğunu ortaya konmuştur.

Saç foliküllerine verdiği zarar neticesinde saç dökülmesini tetikler. Allerjik reaksiyonları artırarak zararlı maddelere karşı bariyer görevi gören cilde zarar verir.
Saç tiplerine göre inceleyecek olursak;

İnce telli saçlar yağ gözenekleri açısından zengindir. Bu da hızlı  yağlanmaya neden olur. Hergün yıkanmak ister. SLS/SLES içeren şampuanlar daha çok kurutup saç tellerinin çatallaşmasına neden olur. Piyasa da hacim kazandırmak için silikon içeren şampuan ve saç şekillendiriciler özellikle ince telli ve sönük saçlar için önerilir. Oysa bu ürünler gözenekleri tıkayarak saçların daha çabuk yağlanmasını ve dökülmesini tetiklediği gibi bu  saçlarda uzamamaya neden olur.

Bir diğer yaygın durum işlem görmüş saçlardır ki bu saçlara nazik davranmak gerekir. Yıkama sıklığını azaltarak saç rengini koruyan şampuanlar tercih edilmelidir.

Kıvırcık ve asi saçlar çok kuvvetli görünseler de  çok hassastırlar. Zayıf olduğu noktalardan kıvrılan bu tür saçlarda sülfat gibi kurutucu etkisi olan ürünler asla kullanılmamalıdır.
Hassas , ilgi bekleyen saçlarımızı yıkarken doğal yapılarını bozmamak daha sağlıklı hale getirmek ahenkle dans ettirmek ve hatta içten dışa beslemek ancak kendi yapısından kaybettiklerini yerine koyarak mümkündür.
Vitamin mineral vs gibi takviyeler hiçbir zaman dıştan tatbikle saça kuvvet vermez. Keratin yapıdan oluşan saç tellerinin yapısal bütünlüğünü sağlamak , saç telinin elastikiyetini muhafaza etmek saç bakımında kullanılacak ürünleri seçerken kriterimizi oluşturmalıdır. Doğallıktan uzak sentetik maddeler saçlara geçici olarak temizlik hissi hacim ve güzel koku kazandırırken uzun vadede saç foliküllerini  öldürmektedir.

“Saç  yıkama işi sadece köpürtmekten  ibaret değildir bu işlemle saç yıkanırken terbiye edilir.”